MENÜ
SORULAR

Silindir ile düzleştirmenin diğer metodlara göre avantajları nelerdir?

Diğer metodlar hem zaman kaybına yol açıyor hem de gerginliği gerektiği kadar alamıyor. Silindirle düzleştirme, en yüksek hassasiyette düz parçalar, levhalar ya da şeritler elde etmenin kolay ve hızlı yoludur. Örneğin, el ile düzleştirme, yüksek oranda beceri gerektirdiğinden, en kapsamlı ve uzun süreli tecrübeye sahip işçilere ihtiyaç duymaktadır. Halbuki, bugün, herhangi bir kişi, silindir ile düzleştirmeyi hızlı ve kolayca öğrenebilmektedir.

Metal levhayı düzleştirdikten sonra, hala istenilen düzlemsellikte değil ise ne yapılabilir?

Üç ana neden ihtimali şunlardır: Eğer, metal levha hâlâ düzleştirme öncesi ile aynı yöne bükük ise, düzleştirme makinesi giriş ayarı çok yumuşak ayarlanmıştır ve metal plaka yetersiz düzleştirilmiştir (istenen seviyenin altında). Bu, daha dar bir giriş ayarı ile ikinci bir geçiş ile düzeltilebilir. Eğer, metal plaka düzleştirme öncesinin tam tersi yönde bükük ise, giriş çok dar ayarlanmıştır. Metal levha fazla düzleştirilmiştir (istenen seviyenin üstünde). Operatör, çıkış ayarının malzeme kalınlığına göre ayarlanıp ayarlanmadığına bakmalı ve gerekli ise girişi biraz açmalıdır. Sac metal plakanın/parçanın bu tip ya da bu boyutlarda bir makinede düzleştirilemiyor olması da mümkündür. O zamanda bir sonraki adım olarak, malzemenin başka bir düzleştirme makinesinde düzleştirilip düzleştirilemediğini kontrol etmek gerekir. Ayrıca malzemenin düzleştirilemez olma ihtimali de söz konusu olabilir.

Lazer kesim, plazma kesim ya da pres sonrasında neden düzleştirme gereklidir?

Lazer, oksijenli ya da plazma kesim gibi ısıl işlemler, malzemeye yüksek oranda ısı aktarmaktadır. Sonucunda malzemede oluşan ısı değişimi, gerginliğe ve kenar sertleşmesine neden olmaktadır. Bu yöntemlerle kesilen parça ve levhalarda şekil bozulmaları meydana gelir. Presleme ve perforasyon işleminde ise darbeli işlem süresince parçanın deforme olmasına ek olarak malzemede mevcut olan iç gerginlik serbest kalır.

Düzleştirme silindirlerinin sayısı, sonucun kalitesini etkiler mi?

Düzleştirilecek malzeme, makinede birbirini takip eden,mekanik bükülmelere maruz bırakılır ve bu birbirini takip eden bükülmelerin yoğunluğu, düzleştirme ünitesi çıkışına doğru azaltılmaktadır. Düzleştirme silindirlerinin sayısı arttıkça, birbirini takip eden bükülmeler artacaktır. Genel anlamda: Birbirini takip eden bükülmeler arttıkça, düzleştirme sonucu da iyileşecektir. Herhangi bir düzleştirme efekti başlatmak için en azından beş silindir gerekmektedir. Yine de, sadece 5 silindir ile ancak kabaca bir düzleştirme seviyesine ulaşabilirsiniz. İnce malzemeler için, kalına oranla daha çok silindire ihtiyaç duyarsınız. Deneyimler gösteriyor ki, iyi bir tolerans elde etmek için, düzleştirme makinelerinde en az 11 ile 13 arası silindire ihtiyaç duyulmaktadır.

Tüm malzemeler düzleştirilebilir mi?

En az % 5 son uzama değerine ve belirgin bir akma dayanımına sahip olan her türlü metali düzleştirmek mümkündür. Bu veriler bilinmiyor ise, bir malzemenin düzleştirmeye uygunluğu, düzleştirme testi ile belirlenebilir. Temel kural olarak, ‘Eğer bir şeyi bükebiliyorsanız, onu düzleştirebilirsiniz.’ diyebiliriz.

Doğru düzleştirme ayarlarını nasıl bulurum?

Ayarlamada en önemli parametre, malzeme kalınlığıdır. Örneğin, bir santimetre kalınlığında bir çelik plakayı düzleştirmek için, giriş bir santimetreden daha derin (daha küçük bir değer ile) kapatılır ve çıkış değeri ise yaklaşık olarak plaka kalınlığı olan bir santimetreye eşit ayarlanır. Bu sadece genel bir prensiptir. Geliştirilmiş düzleştirme makinaları, prosese özel spesifik ayar değerlerini tavsiye ederek operatöre yardımcı olan ayarlama yazılım sistemiyle donatılmıştır ve yeni ayarlar makinanın veri tabanına da eklenebilir.

Bir sac metal plaka/parça üreticisi, düzleştirme makinesi satın alırken neleri göz önünde bulundurmalıdır?

Makinenin tasarımı, düzleştirilecek malzemelere bağlıdır. Bir düzleştirme makinesinin ana parametreleri, çap, silindirler arası mesafe ve silindir sayısını kapsamaktadır.  Temel olarak: silindirler arası mesafe ne kadar kısa olursa ve silindir çapı ne kadar küçük olursa, sonuç da o kadar başarılı olacaktır. Esas gereken, eğilmelerini engellemek için düzleştirme silindirlerinin yeterli desteğe sahip olmasıdır. Günlük üretime ayak uydurabilmek için, düzleştirme makinesi ayrıca silindirler için hızlı değiştirme sistemiyle donatılmış olmalıdır. Bu özellik, silindirlerin kolayca değiştirilebilmesine ve düzleştirme ünitesinin temizlenebilmesine imkân sunmaktadır. Makinede kir ve malzeme kalıntıları, düzleştirme sonucunu etkileyebilir ve düzleştirme ünitesindeki parçalarda daha çok aşınmalara sebep olabilir.

Sertleştirilmiş malzemeler düzleştirilebilir mi?

Hem evet, hem hayır. Malzeme, sertleştirme işleminden sonra, kırılma sınırında uzamaya sahip ise, belli bir dereceye kadar düzleştirilebileceğini var sayabilirsiniz. Yine de, küçük silindir çapı ile birlikte yüksek gücün bu malzemeye uygulanabilir olması gerekmektedir. Eğer malzemenin hiç uzama payı yok ise, çatlak, hatta kırılma riski vardır. Sadece, düzleştirme testleri, düzleştirmenin mümkün olup olmadığını ve sonucun ne olacağını belirleyebilir.

Düzleştirme makinesinde, giriş ve çıkış değerleri haricinde, hangi ayarlar gereklidir?

Aslında hiçbir şey çünkü modern düzleştirme makinaları toplu pozisyonlama ile çalışırlar. Düzleştirme silindirleri, yukarı ve aşağı düzleştirme setlerinden oluşmuştur ve artık yorucu bir şekilde tek tek ayarlanmak zorunda değildir. Makinayı kullanan yetkili sadece makinanın giriş ve çıkışı için değerleri ayarlamalıdır. Sadece yüksek verimli düzleştirme makinalarında bir istisna söz konusudur. Orada düzleştirme silindirlerinin bükülmesi (sehimi) ayarlanabilir. 

Silindirle düzleştirme, malzeme özelliklerini değiştirir mi?

Normal şartlar altında, demirli metallerde, gerilme direnci ya da ölçüler gibi mekanik özelliklerde hiçbir değişiklik meydana gelmez. Paslanmaz çelik ise farklıdır, birkaç kez düzleştirildiğinde sertleşme eğilimi göstermektedir. Bu, demir dışı metaller için pek geçerli bir yöntem değildir. Özellikle, alüminyum ve magnezyum gibi yumuşak metallerin, malzeme aşınması ya da esneklik sınırının düşmesi gibi riskleri vardır.

KATALOGLAR